bilim


Aradığımız Denklem Aslında Çok Basit Olmalı!

Bugün için, sinirsel aktiviteyi hücre altı moleküler mekanizmalara ve zihin dediğimiz fenomeni organik beynimize bağlayan yapıştırıcının (glue) ne olduğunu bilmiyoruz. Oysa fizikte, maddeyi bir arada tutan yapıştırıcıların (gluonlar) az çok ne olduğunu biliyoruz. Acaba elimizdeki bilgilerden yararlanarak, gelecekte bulunması olası, madde ile zihni/bilinci birleştirebilecek kuantum fiziği/mekaniği denklemi nasıl bir denklem olabilir? Çok karmaşık? Basit? Anlaşılmaz? Kavranamaz? Eğer böyle bir birleştirici denklem ortaya konulur ise, şüphesiz, var olan ve bilimin kraliçesi olan fizikte yeni bir dönemin başlangıcına neden olacaktır.

Aslında bu çıkarımı yapmak için geçmişte, hem klasik hem de kuantum fiziği tarihine bakıp, büyük dönüşümlere ve devrimlere neden olan denklemleri incelemek sezgisel bir bilgi vermektedir. Bu denklemlere bakıldığında görülecek olan şudur: güzel, basit ve genellenebilir özelliği olan denklemlerle fizikte devrimler ortaya çıkmıştır.

Elbette bu denklemleri elde etmek için daha karmaşık, ileri matematik gerektiren denklemlerden yola çıkılmıştır. Ama sonuçta ulaşılan ve devrimi yapan şey hemen her zaman, basit, güzel ve genellenebilir özelliği olan bir denklem olmuştur. Kuantum fiziği için denklemlerdeki elemanları birbirine yapıştıran tutkal hep Planck sabitidir. Tablo 1’de görüleceği üzere, yeni dönemlere neden olan, yaratıcı kişilerin son ürünü ve üretisi olan denklemler, aslında hiç de karmaşık değildir ve lise öğrencilerinin dahi kolaylıkla kavrayabileceği basitliktedirler.

Bilim başlangıçta birleşik bir etkinlikken zaman içerisinde alt dallara ve farklı uzmanlık alanlarına ayrıldı. Ancak, herkesin kabul edebileceği gibi, aslında ayrı gözüken alt dallar birbiri ile ilişkisini daima korumuştur. Kuantum fiziği de bu büyük bulmacanın parçalarından birisidir. Kuantum fiziğinde olduğu gibi, tüm teorilerin iki parçası vardır: denklemlerle oluşturulan modeller ve bu modellerin gözlemle nasıl bağdaştırılacağı. Kuantum fiziği her ikisine de sahiptir. Gelecekteki zihni, bilinci ve beynin işleyişini, kuantum fiziği ile birleştiren bir denklem çok karmaşık olmayacaktır. Belki de beklediğimiz şeylerden birisi, genç-orta yaşta, dopamini azalmış, orta düzeyde zeka düzeyine sahip yaratıcı bir fizikçi beyinleridir. Ürünü ise sade, güzel ve anlaşılır bir denklem şeklinde olacaktır. Neyi beklediğimizi, kimden beklediğimizi de biliyoruz. Yapmamız gereken tek şey zamanın ruhunu, zeitgeist’ı beklemek!

                                                                                                                        Doç.Dr. Sultan Tarlacı
Alıntı